27 Mayıs 2009 Çarşamba

Genetik Mağlubiyet


22 yaşına geldim hala bazı olayları ağzı açık bir şekilde izleyebiliyorum.Tam anlamıyla olgunlaşamadım yani.Kimi insanlar beklenmedik ani olaylar karşısında soğuk kanlılığını koruyarak"hmm şimdi sakin olmalı ve sağlıklı bir karar vermeliyim" derken aynı olay karşısında ben" as.ktir abi napçaz yaa b.ku yedim abii nolur biri bişi söylesin"tarzı yakarışlarımla kendimi ifade ediyorum.Şimdi tabi çok iyi bir yazar olmadığım için tam olarak anlamatadım galiba.Yani kendimi ifade etme özürlüyüm işte.Hayatımın her döneminde "duyarlı" diye tabir edilen insanlar tanıdım.Bu "duyarlı" denen şahıslar genelde duygusallıkları ile tanınıyolar.Bir kızın derdimi var tak orda bir duyarlı,bir kız başını bir erkeğin omzuna dayamış ağlıyor mu? tak al sana bir duyarlı daha.M.na Kodumun duyarlısı.Açıkçası kıskanmıyor değilim.Burdan yalnız , sevgilisiyle tartışmış yahut ayrılmış kızlara seslenmek istiyorum.Derdinizi bana anlatabilrsiniz.Başınızı geniş omuzlarıma koyup aynı anda elimi tutabilirsiniz.Buna kesinlikle Hayır demem.Bunu serin bir havada bir sahil kıyısında insana huzur veren yeşilin içinde bir parkta ki bankta başbaşa otururken yapabiliriz.Yada benim arkadaşın evi var bağcılarda orda da olur yani.bekar evi biraz dağınıktır her yerde tek çoraplar vardır ama olsun.Yanlış anlamayın lütfen.Tek amacım sizlere yardımcı olmak.Kendim için bir şeyler istiyosam namerdim.Unutmayalım özümüzde insanız.Hepimizin sorunları,sorumlulukları,ayağı var.Bu gerçekleri göz ardı edemeyiz dostlarım.Ama şu bir gerçek ki bazılarımız gerçekten bu hayata 1-0 önde başlıyolar.Bazen okul da çok güzel kızlar ve çok yakışıklı erkekler görüyorum.Resim gibiler özenerek yapıldıkları belli.Şimdi insan düşününce ne kadar farklı hayatlarımız var diyebilir.Bir onunkine bak bir bizimkine bak diye feryat edebilir.Hayır dostlarım.Aslında hepimizin o kadar çok ortak yönü varki.Onların da ayağı var bizimde.Ayaz da bekleyip soğuğu yiyince onlarında sümüğü donuyor bizim de.Biz evde mercimek çorbasına ekmek doğrayıp yanında soğan yiyoruz,onlar italyan restoranın da spagetti bolognese ama sonuçta aynı yerde buluşuyoruz."100 Numara".Bu örnekleri sizlerde evde çoğaltabilirsiniz.Söylemek istediğim bu kadar çok ortak yönümüz varken niye bir Boğaç,Tuğberk,Berkecan gibi bir hayatımız yok?Aslında işin özü DNA da.Evet kesinlikle genetik birşey bu.Hani bazen arkadaş ortamında birini beğendiklerinde deriz "lan o herifin neresi çekici malın teki lan o" "evet abi bakma cool duruşuna elazığlılar derneğinde halay çekiyo bu davar" gibi cümlelerle karşımızdakine bok atarız ama bi selin çıkar ve"hadi be siz ne anlarsınız Berk bi kere çok duygusal ve romantik biri onun iç dünyası çok farklı" der ya işte bu beni çok üzüyor.Yani iç dünyası var diye bu Berk denen herif 31 çekmiyo mu?Sanki amacı duygusal görünüşünün altında selinin g.tünü ellemek değil mi?Bunu selinde biliyor ama hoşuna gidiyo demek ki ,Berke dokunmak .Mehmetleri sevmiyo belli.İşte bu mağlubiyet aslında bizim kontrolümüz dışında gelişen bi hadise.Yaşım 22 ismim Mehmet kütüğüm Eskişehir Çifteler.Bu da kaybetmeme bi neden olabilir.Bi kere bu insanların hayatlarına giren kişilerin sosyo-kültürel yapısı,ekonomisi tarzı hepsi benden üstün.Mutlaka bu Berkler,Atacanlar,Tuğçeler çok gezmiş dolaşmış,İstiklaldeki bütün cafe ve barları ezbere bilen tipler.Kendime bakıyorum ben cevizli maltepe arası yıllarca mekik dokumuşum.Ortaokulda deliler gibi sevdiğim beni terk ettiğinde salya sümük ağladığım kızı geçen salı pazarında gördüm.Evlenmiş 6-7 yaşlarında çocuğula pazardan patates alıyodu.Satıcıya "eziğinden filizleneninden koyma kızartma yabıcam küçüğünden koy he"gibi isteklerini bildiriyodu.Bi yandan da elinde yarım ekmek yiyen çocuğuna "valla elimin tersiyle anlının şafağına çakarım çocuk gibi he" diye bağırıyodu.O an beni terk ettiği için ona dualar ettim.Artık nası bi kocası varsa dirseğine kadar bilezikleri vardı.G.tü de leğen gibiydi.Belli iyi yere kapak atmış.Şimdi benle evlenmiş olsaydı belediye bursları kestiği için açlıktan zafiyet geçirebilrdi.Diyorum ya genetiğimde kaybetmişim ben.Yazımın bundan sonrasında G.O.Ü(genetik olarak üstün) diye tanımlıycam bu insanları.g.o.ü. olanlar starbucksta Brewed Coffee ,Frappuccino veya Espresso Traditions içerken ben bimden aldığım vip üçü bir arada kahvemi yudumluyorum.Ama mutluyum.Onlar benim o küçük ayrıntılardan yakaladığım mutluluğu hiçbir zaman tadamayacaklar........Offf...Kimi kandırıyorum lan ben.Tabi ki mutlu falan değilim.Yani bir Tuğberk yada Berkecan gibi canım sıkıldığında arayıp nişantaşında buluşabileceğim babası Ülkerin veya Tadımın sahibi bir kız arkadaşım yok.Telefon defterim onlarınki gibi uçsuz bucaksız değil sadece 15 kişi var dostlarım.Amcam,dayım,yeğenlerim,dedem birde bikaç samimi arkadaşım var.Ben canım sıkılınca dayımı arayamam.İşi gücü var lan adamın.Yada dedemi arayıp "Canım çok sıkkın işin yoksa altıyolda buluşalım mı?"diyemem.Allah korusun bastonu vurduğu gibi pekmezimi akıtır zaten 3 gr olan aklımda orda gider.Yalnızım ben.Çok yalnızım.Elimdekinin kıymetini bilemeyen bir aptal.Hayatta aradığını sonunda bulmuşken ona sımsıkı sarılıp sırtını ona dayayacağı yerde onu elinin tersiyle itmiş bir aptal.Haklı olarak beni görmek,sesimi duymak istemiyor.Zaten mesajlarıma da cevap vermemesinden anlaşılıyor.Galiba şansımı kaybettim ve bunu daha fazla zorlamamalıyım.Kendi gerçeğimi kabul etmiş durumdayım.Gitti işte bi daha gelmemek üzere gitti.Ne o şaşırdınız mı?Yazımın duygusal devam edeceğini tahmin edemediniz değil mi?Aslında aklımda ,fikrimde hep "o" var.1 haftada tam 5 kere rüyamda gördüm onu.Rüyamda hep gülümsüyodu bana.Sıcacık,içten bi tebessümü beni keyiflendiriyodu.Ama sonrası gelmiyodu bi türlü rüyamın.Hep burda bitiyodu ve ben 4 gün boyunca aynı rüyayı gördüm.Dün alarmı kurmadım ve yatarken Tanrıya dua ettim."Tanrım yine aynı rüyayı görürsem lütfen sonunu getir ve mümkünse mutlu sonu göreyim".Dileklerim kabul oldu.Yine rüyamdaydı.Açık bir alandaydık ve aramızda bayaa bi mesafe vardı.Uzaktan bana güldüğünü görebiliyodum.Yine o sıcacık gülüşünü attı ve bana doğru yürümeye başladı.Yaklaşıyodu.Tanrım o kadar mutluydum ki adeta havada yürüyodum bende.Adımlarımız hızlanmaya başladı.O iyice gülmeye başladı bu arada sürekli eliyle bişeyler işaret eder gibiydi.Anlamadım.Ben ise kollarımı kocaman açmış ona sarılmak için sabırsızlanıyodum.İyice yaklaştık birbirimize.Baştaki o sıcacık tebessüm yerini kahkaya bıraktı artık.Deliler gibi gülmeye başladı.Hatta o kibar,hanımefendi,sempatik hareketleriyle beni kendine aşık eden kız gitmiş,küçükken mahallede aliminyum anten çaldığımız arkadaşım "tatar recep"gelmişti.O da böyle pis gülerdi.Evet bi itiraf küçükken anten çalıp satardım.neyse konumuz bu değil.Hatta bigün biz gene iş başındayken ben yakalanmıştım ve adamlar beni bi güzel pataklamışlar o da pis pis sırıtarak beni izlemişti.Dedim ya o an recepti karşımdaki.Artık iyice yaklaştık birbirimize aramızda 2-3 metre vardı.Ulan insanın şansı rüyasında da mı rast gitmez be arkadaş.Meğer altıma pantolon giymemişim.Miki fareli donumla kızı etkilemeye çalışıyomuşum.Bana 1 saattir onu işaret ediyomuş eliyle.Bir anda o açık ve tenha alanda sesler yankılanmaya başladı.Çok şiddetliydiler.Kafamı bi an sola çevirdim.Aman Tanrım!! Recepti bu."Naber lan godik.Alemeyona gidelim mi?şşşş"diyodu.Sağa baktım Haydarı gördüm.Arkama baktım Deli Cevat.Aşkıma baktım o IŞIL IŞIL gözler,çakmak çakmak bakışlara o kibar ve narin vücut bir pehlivan vücuduna dönüşüyodu.Daha sonra da dedeme dönüştü ve mutasyonu bittiğinde kafam yediğim bastonla uyandım.Uyandığımda çok terlemiştim ve gözümde de birkaç damla yaş vardı.Gene kaybetmiştim.İnsan kendi kurduğu hayal dünyasında bile başrol değil de figüran oluyosa heralde bu benim değil genlerimin suçu.Heralde orta asya da herkes kahramanlık yapıp isim sahibi olurken benim atalarım birilerinin çadırına obasına dadanıp fırsattan istifade ne bulursa çuvala dolduruyoduı.O gün tahmin edemediler ama bugün benim kodumu bozdu or.spu çocukları.Dedim ya genetiğim bozuk.Burdan Tuğberklere,Boğaçlara sesleniyorum."Telefon rehberinizde yalnız ve kendine sevgili arayan birileri varsa ben burdayım tanışmaya hazırım.Olmazsa sevgilinize bi sorun bakalım ablası varmıymış yada arkadaşları.Lütfen bu iyiliği yapın.Ya da hiçbişey yapmayın ben yalnızlığımla olan dostluğuma devam edeyim,dertlerimi odamın nemli ve boyası dökük duvarlarına anlatayım.Yalnızğımla sevişeyim nede olsa benle kavga etmez ve bigün beni terketmez..."

İlişkiler


Selam Okur.Nasılsın?Bugün keyfim yerinde olduğu için böyle bi giriş yapayım dedim.Küçük bi okuyucu kitlesi yaptım ve bunun farkındayım onlara da beni takip edip mesajlarla destek verdikleri için çok teşekkür ediyorum ve ekliyorum eğer özel mesajdan ziyade açık yorumlarınızı bırakırsanız daha çok sevinirim."ÇOK SAOLUNNN" (kaan tangöze gibi).Size biraz ilişkilerden bahsetmek istiyorum.Nedir ilişki?Neden hayatımızda bu kadar önemli bi yere sahip?Çok yetenekli olabilrsin.Şahane fikirlerin vardır geleceğe yönelik,yurt dışında çok iyi bir eğitim almış olabilirsin.Bunlar iyi meziyetler ama insanlar daha çok senin özel hayatına merak duyarlar.İş hayatın hep geri plandadır.Peki niye böyle?Neden Michael Faradayın "Elektromanyetik İndükleme Yasası" bu kadar merak edilmezken tülinle caner ne zaman evlenecek diye kendimizi yeriz?.Kendine güvenen farklı olduğunu hissedenler her ne kadar konuşurken"başkasının özel hayatı beni ilgilendirmez ben kendime bakarım" benzeri cümleler kursada "HAYIR" dostlarım.Aslında merak ediyoruz hemde çok merak ediyoruz.Sibel,Ahmetle çıkıyomu?Tuğba vurduruyo mu?Berk Çişili yaladı mı?Evet bu ve buna benzer bir sürü soru var aklımızda insanların özeline dair.Hatta bu aşk meşk mevzularının o kadar içindeyiz ki daha çocukken bu gizemli dünyaya ayak basıyoruz.Hatırlayın hangimizin bir ilkokul aşkı yok?Hadi daha öncesine gidelim.Evinize misafirliğe gelen teyzenin kızıyla arka odada kaynaşmamızı isteyen annemiz değil mi?Tabi o zamanlar doktorculuk oynarken hemşireyle ilişkiye girmek aklımıza gelmiyodu onun için sorun yok.Şimdi ben bugün tuğbişlere gitsem kapıyı babası açsa "amcacım meraba biz 15 yıl önce tuğbişle doktorculuk oynamıştıkta yine oynayabilrimiyiz diye sorucaktım"desem nötricina kremle kremlediği nasırlı elleriyle yamultazmı beni?Teoride herşey aynı.Ben,tuğbiş,mekan peki neden bugün oynayamıyoruz onla?Çünkü büyüdük.Biz büyüdük ve kirlendi dünya.Olgunlaştıkça bazı gerçekleri daha iyi idrak etmye başladık.G.t,meme,baldır bacak evet tüm bunlar beynimizin korteksine kayıtlı bilgiler.Bunları hafızadan çağırarak ran modunda kompayl ediyoruz.Sonuç tabiki uuu beybii...Tabi bu hormonsal bi durum.Şimdi biraz ilerleyelim ve ilkokul yıllarına gidelim.İlk aşk durumları yani.Masum bir şekilde içinde seks olmayan duygularını dle getirirsin.Buda genelde "seni seviyorum" demekten ibarettir.Bakın ne kadar masum değil mi?En büyük ekşın kızın elini tutup yanağından öpmektir.Ötesine pek kafan basmaz yada benim basmıyodu bilemiycem.Sonra ortaokul yılları.Kızlar biraz daha serpilmiş,erkekler ise erkekliğe ilk adımları atmaya başlamıştır.sigaraya başlayıp etrafını da etkilemek isteyenler şöyle derler"Al lan zigara sende iç çok güzel".Hatırlıyorumda daha o yıllarda bile kız kavgaları vardı.Yani Dünya var olduğu zamandan bu yana ve gelecekte bu kadınlar için kavga edenler hep olucak.Neyse daha arabesk durumlar ise lise yıllarında olurdu.Aşkına karşılık alamadığı için ilaç içen ama içtiği ilaç sandoz olduğu için yüzü yanan sonra da acısını unutan tipler.Başka bişeyden bahsedicem.Buu hani kadınlar gün yaparla ya aralarında.Hani komşu kadınlar gelir kısırlar, kekler yapılır.Full dedikodu yapılan günler.Açıkçası öyle günleri çok seviyodum gıcık olduğum bazı durumlar da vardı ama.Böyle canım odamdan hiç çıkmak istemediği zamanlar kafamı odamın kapısından uzatıp anne bana ortaya karışık bişeyler hazırlasana derdim ama annem hemen unuturdu bende aç köpekler gibi odamda dolanırdım.Bazende kendimi böyle yakışıklı hissediyosam bide havada güzelse giyiyodum en güzel kıyafetlerimi aralarına gidip bi selam veriyodum.Açıkçası beni gören kadınlar hemen kızlarını arasın"Alo..Kızım nerdesin?Tokmakcanla mısın?Yauvv bırak şimdi onu burda fatma hanımın süpersonik bi oğlu var gel tanış hatta gelirken kuyumcu ya uğra yüzükleride al bi söz yapalım"falan desinler istiyodum.Heheheh.Saçma tabi ama hayal işte.Ya olursa?Açıkçası ben meraklı bi adam değilim.Yani başkasının özel hayatını hiç merak etmem.Kimin elin kimin g.tünde banane be arkadaş.Hatta o kadar modernim ki kız arkadaşlarımın bile geçmişlerini sormam.Benden önce ve benden sonrası vardır zihnimde.Bunları aşmış olarak görürüm kendimi.Bazı insanlar görüyorum sevgilileri öyle hediyeler alıyolarki kıskanıyorum onları."Bak bu bilekliği boğaç aldı doğum günümde nasıııllll" yada" Olum zeynep bi parfüm almış bana yok böyle bişey yaa" diyip hava atmıyolarmı?Anına koduklarım.Bu kıskançlığım belkide hiç hediye almamışlığımdandır.Hatta öyle galiba.Hiç hediye almadım ben.Yani sünnetimde takılan paralar sayılmazsa eeee yok almamışım yani.Evet belki bi parfüm,bi künye yada bi kıyafet alan olmadı.Her ne kadar maddi olarak değerli olup insanları mutlu etselerde ben maneviyatın daha önemli olduğuna inananlardanım.parfüm biter,kıyafet eskir ilerde hatırlamazsın ama eğer birisi senin için bi şiir yazıp bunu senin için yazdığını söylemişse ömrün boyunca unutmazsın.Evet ilk defa bi kız bana şiir yazdı.Pek anlamasamda bu işlerden çok duygulandığımı söyleyebilirim.Tam bir ay önce aldım bu şiiri.O zaman uzun soluklu bi ilişkiye başladığımı düşünmüştüm ama hepsi 2 hafta sürdü.O zaman benim için büyük bi şevk ve ilhamla yazılan bu şiir şu an onun için hiç bi anlam ifade etmiyodur heralde.Dedim ya bitti.Eminim o beni hatırlamıyo bile ama ben bu bir defterden koparılmış kağıda yazılan şiiri ömrümün sonuna kadar saklıycam galiba.Her baktığımda gülümüyorum,moralimin bozuk olduğu zamanlarda bana keyif veriyo.Çünkü benim için yazılmış olduğunu bilmenin keyfi başka hiçbişeyde yok.Konu biraz dağıldı gibi toparlayayım.Dedim ya bu ilişkiler konusunda her ne kadar ilgisiz gibi gözüksekte hepimizin tek bi arzusu var "mutlu bir beraberlik".Şimdi düşündüm de hayatımın kadını napıyo acaba şu an.Belki mutfakta fasulye ayıklıyo yda bulaşık yıkıyoda olabilir yada pleysteyşın oynuyodur.Hmm olablir mi acaba?Açıkçası tercihim yemek yapmasını bilen bir kadın.Boğazıma düşkünüm çünkü.Eve gideyim annem kısır yapmıştı onu yiyeyim bari.Saygılarımla.Kendinize çok iyi bakın.