Genetik Mağlubiyet

22 yaşına geldim hala bazı olayları ağzı açık bir şekilde izleyebiliyorum.Tam anlamıyla olgunlaşamadım yani.Kimi insanlar beklenmedik ani olaylar karşısında soğuk kanlılığını koruyarak"hmm şimdi sakin olmalı ve sağlıklı bir karar vermeliyim" derken aynı olay karşısında ben" as.ktir abi napçaz yaa b.ku yedim abii nolur biri bişi söylesin"tarzı yakarışlarımla kendimi ifade ediyorum.Şimdi tabi çok iyi bir yazar olmadığım için tam olarak anlamatadım galiba.Yani kendimi ifade etme özürlüyüm işte.Hayatımın her döneminde "duyarlı" diye tabir edilen insanlar tanıdım.Bu "duyarlı" denen şahıslar genelde duygusallıkları ile tanınıyolar.Bir kızın derdimi var tak orda bir duyarlı,bir kız başını bir erkeğin omzuna dayamış ağlıyor mu? tak al sana bir duyarlı daha.M.na Kodumun duyarlısı.Açıkçası kıskanmıyor değilim.Burdan yalnız , sevgilisiyle tartışmış yahut ayrılmış kızlara seslenmek istiyorum.Derdinizi bana anlatabilrsiniz.Başınızı geniş omuzlarıma koyup aynı anda elimi tutabilirsiniz.Buna kesinlikle Hayır demem.Bunu serin bir havada bir sahil kıyısında insana huzur veren yeşilin içinde bir parkta ki bankta başbaşa otururken yapabiliriz.Yada benim arkadaşın evi var bağcılarda orda da olur yani.bekar evi biraz dağınıktır her yerde tek çoraplar vardır ama olsun.Yanlış anlamayın lütfen.Tek amacım sizlere yardımcı olmak.Kendim için bir şeyler istiyosam namerdim.Unutmayalım özümüzde insanız.Hepimizin sorunları,sorumlulukları,ayağı var.Bu gerçekleri göz ardı edemeyiz dostlarım.Ama şu bir gerçek ki bazılarımız gerçekten bu hayata 1-0 önde başlıyolar.Bazen okul da çok güzel kızlar ve çok yakışıklı erkekler görüyorum.Resim gibiler özenerek yapıldıkları belli.Şimdi insan düşününce ne kadar farklı hayatlarımız var diyebilir.Bir onunkine bak bir bizimkine bak diye feryat edebilir.Hayır dostlarım.Aslında hepimizin o kadar çok ortak yönü varki.Onların da ayağı var bizimde.Ayaz da bekleyip soğuğu yiyince onlarında sümüğü donuyor bizim de.Biz evde mercimek çorbasına ekmek doğrayıp yanında soğan yiyoruz,onlar italyan restoranın da spagetti bolognese ama sonuçta aynı yerde buluşuyoruz."100 Numara".Bu örnekleri sizlerde evde çoğaltabilirsiniz.Söylemek istediğim bu kadar çok ortak yönümüz varken niye bir Boğaç,Tuğberk,Berkecan gibi bir hayatımız yok?Aslında işin özü DNA da.Evet kesinlikle genetik birşey bu.Hani bazen arkadaş ortamında birini beğendiklerinde deriz "lan o herifin neresi çekici malın teki lan o" "evet abi bakma cool duruşuna elazığlılar derneğinde halay çekiyo bu davar" gibi cümlelerle karşımızdakine bok atarız ama bi selin çıkar ve"hadi be siz ne anlarsınız Berk bi kere çok duygusal ve romantik biri onun iç dünyası çok farklı" der ya işte bu beni çok üzüyor.Yani iç dünyası var diye bu Berk denen herif 31 çekmiyo mu?Sanki amacı duygusal görünüşünün altında selinin g.tünü ellemek değil mi?Bunu selinde biliyor ama hoşuna gidiyo demek ki ,Berke dokunmak .Mehmetleri sevmiyo belli.İşte bu mağlubiyet aslında bizim kontrolümüz dışında gelişen bi hadise.Yaşım 22 ismim Mehmet kütüğüm Eskişehir Çifteler.Bu da kaybetmeme bi neden olabilir.Bi kere bu insanların hayatlarına giren kişilerin sosyo-kültürel yapısı,ekonomisi tarzı hepsi benden üstün.Mutlaka bu Berkler,Atacanlar,Tuğçeler çok gezmiş dolaşmış,İstiklaldeki bütün cafe ve barları ezbere bilen tipler.Kendime bakıyorum ben cevizli maltepe arası yıllarca mekik dokumuşum.Ortaokulda deliler gibi sevdiğim beni terk ettiğinde salya sümük ağladığım kızı geçen salı pazarında gördüm.Evlenmiş 6-7 yaşlarında çocuğula pazardan patates alıyodu.Satıcıya "eziğinden filizleneninden koyma kızartma yabıcam küçüğünden koy he"gibi isteklerini bildiriyodu.Bi yandan da elinde yarım ekmek yiyen çocuğuna "valla elimin tersiyle anlının şafağına çakarım çocuk gibi he" diye bağırıyodu.O an beni terk ettiği için ona dualar ettim.Artık nası bi kocası varsa dirseğine kadar bilezikleri vardı.G.tü de leğen gibiydi.Belli iyi yere kapak atmış.Şimdi benle evlenmiş olsaydı belediye bursları kestiği için açlıktan zafiyet geçirebilrdi.Diyorum ya genetiğimde kaybetmişim ben.Yazımın bundan sonrasında G.O.Ü(genetik olarak üstün) diye tanımlıycam bu insanları.g.o.ü. olanlar starbucksta Brewed Coffee ,Frappuccino veya Espresso Traditions içerken ben bimden aldığım vip üçü bir arada kahvemi yudumluyorum.Ama mutluyum.Onlar benim o küçük ayrıntılardan yakaladığım mutluluğu hiçbir zaman tadamayacaklar........Offf...Kimi kandırıyorum lan ben.Tabi ki mutlu falan değilim.Yani bir Tuğberk yada Berkecan gibi canım sıkıldığında arayıp nişantaşında buluşabileceğim babası Ülkerin veya Tadımın sahibi bir kız arkadaşım yok.Telefon defterim onlarınki gibi uçsuz bucaksız değil sadece 15 kişi var dostlarım.Amcam,dayım,yeğenlerim,dedem birde bikaç samimi arkadaşım var.Ben canım sıkılınca dayımı arayamam.İşi gücü var lan adamın.Yada dedemi arayıp "Canım çok sıkkın işin yoksa altıyolda buluşalım mı?"diyemem.Allah korusun bastonu vurduğu gibi pekmezimi akıtır zaten 3 gr olan aklımda orda gider.Yalnızım ben.Çok yalnızım.Elimdekinin kıymetini bilemeyen bir aptal.Hayatta aradığını sonunda bulmuşken ona sımsıkı sarılıp sırtını ona dayayacağı yerde onu elinin tersiyle itmiş bir aptal.Haklı olarak beni görmek,sesimi duymak istemiyor.Zaten mesajlarıma da cevap vermemesinden anlaşılıyor.Galiba şansımı kaybettim ve bunu daha fazla zorlamamalıyım.Kendi gerçeğimi kabul etmiş durumdayım.Gitti işte bi daha gelmemek üzere gitti.Ne o şaşırdınız mı?Yazımın duygusal devam edeceğini tahmin edemediniz değil mi?Aslında aklımda ,fikrimde hep "o" var.1 haftada tam 5 kere rüyamda gördüm onu.Rüyamda hep gülümsüyodu bana.Sıcacık,içten bi tebessümü beni keyiflendiriyodu.Ama sonrası gelmiyodu bi türlü rüyamın.Hep burda bitiyodu ve ben 4 gün boyunca aynı rüyayı gördüm.Dün alarmı kurmadım ve yatarken Tanrıya dua ettim."Tanrım yine aynı rüyayı görürsem lütfen sonunu getir ve mümkünse mutlu sonu göreyim".Dileklerim kabul oldu.Yine rüyamdaydı.Açık bir alandaydık ve aramızda bayaa bi mesafe vardı.Uzaktan bana güldüğünü görebiliyodum.Yine o sıcacık gülüşünü attı ve bana doğru yürümeye başladı.Yaklaşıyodu.Tanrım o kadar mutluydum ki adeta havada yürüyodum bende.Adımlarımız hızlanmaya başladı.O iyice gülmeye başladı bu arada sürekli eliyle bişeyler işaret eder gibiydi.Anlamadım.Ben ise kollarımı kocaman açmış ona sarılmak için sabırsızlanıyodum.İyice yaklaştık birbirimize.Baştaki o sıcacık tebessüm yerini kahkaya bıraktı artık.Deliler gibi gülmeye başladı.Hatta o kibar,hanımefendi,sempatik hareketleriyle beni kendine aşık eden kız gitmiş,küçükken mahallede aliminyum anten çaldığımız arkadaşım "tatar recep"gelmişti.O da böyle pis gülerdi.Evet bi itiraf küçükken anten çalıp satardım.neyse konumuz bu değil.Hatta bigün biz gene iş başındayken ben yakalanmıştım ve adamlar beni bi güzel pataklamışlar o da pis pis sırıtarak beni izlemişti.Dedim ya o an recepti karşımdaki.Artık iyice yaklaştık birbirimize aramızda 2-3 metre vardı.Ulan insanın şansı rüyasında da mı rast gitmez be arkadaş.Meğer altıma pantolon giymemişim.Miki fareli donumla kızı etkilemeye çalışıyomuşum.Bana 1 saattir onu işaret ediyomuş eliyle.Bir anda o açık ve tenha alanda sesler yankılanmaya başladı.Çok şiddetliydiler.Kafamı bi an sola çevirdim.Aman Tanrım!! Recepti bu."Naber lan godik.Alemeyona gidelim mi?şşşş"diyodu.Sağa baktım Haydarı gördüm.Arkama baktım Deli Cevat.Aşkıma baktım o IŞIL IŞIL gözler,çakmak çakmak bakışlara o kibar ve narin vücut bir pehlivan vücuduna dönüşüyodu.Daha sonra da dedeme dönüştü ve mutasyonu bittiğinde kafam yediğim bastonla uyandım.Uyandığımda çok terlemiştim ve gözümde de birkaç damla yaş vardı.Gene kaybetmiştim.İnsan kendi kurduğu hayal dünyasında bile başrol değil de figüran oluyosa heralde bu benim değil genlerimin suçu.Heralde orta asya da herkes kahramanlık yapıp isim sahibi olurken benim atalarım birilerinin çadırına obasına dadanıp fırsattan istifade ne bulursa çuvala dolduruyoduı.O gün tahmin edemediler ama bugün benim kodumu bozdu or.spu çocukları.Dedim ya genetiğim bozuk.Burdan Tuğberklere,Boğaçlara sesleniyorum."Telefon rehberinizde yalnız ve kendine sevgili arayan birileri varsa ben burdayım tanışmaya hazırım.Olmazsa sevgilinize bi sorun bakalım ablası varmıymış yada arkadaşları.Lütfen bu iyiliği yapın.Ya da hiçbişey yapmayın ben yalnızlığımla olan dostluğuma devam edeyim,dertlerimi odamın nemli ve boyası dökük duvarlarına anlatayım.Yalnızğımla sevişeyim nede olsa benle kavga etmez ve bigün beni terketmez..."



